Himmet ÖCAL

Grafiker – Ressam
Eğer, bu kainatta var edilmişler arasında ‘insan’ diye adlandırabiliyorsa bir canlı, Tanrı’nın ona verdiği, ‘insan olma özelliklerini’ yaşayabiliyorsa; o zaten doğuştan vakıfcıdır.

 

İnsan; hisseden, kaygılı, duyarlı ve sorumlu sayıyor ise bu dünyadaki yaşamını; özüne döndüğünde tüm bunların aslında bir ibadet olduğunu anlayacaktır. İnsan varlığının sebebi içerisinde, düşe kalka yürünen hayat yolunda; kimi zaman şanslı, kimi zaman şansız görür kendini.

 

Kimi insanlar ‘ben’inden kurtulabilmek veya ‘ben’i ‘ben’ yapanlarla yaşamına devam eder. İşte AYÇOV , “beni, ben edenler” vakfıdır.

 

Muşmula zamanı doğduğumu söyler anam… Gözlerimi dağların bittiği yerlere diktiğimde, oradan bir el hep beni çağırır. Herhalde oğlak burcu olduğumdandır.14 Ocak 1952.

 

Lisede bir öğretmenim, “evladım, elinden fırçanı bırakma; geleceğin bu senin” derken, bir başka öğretmenim “Biyoloji olmadan resim olmaz” diyordu. Her ikisine de minnettarım… Biri yol gösterdi, biri hırslandırdı…

 

Doğduğum yer Gelendost. Toprağından mıdır neden bilmem… İnsanlar hep bana dost. Özüm böyle istiyor…

 

Geçmişim; sanatla, güzelliklerle iyi şeyler yapmak için kaybolan zaman kimine göre… Ama Ayçov varolan bir sonuç bana göre.